SAYFA BAŞINA DÖN

   
  ZEN TERAPİSTİ
  Reiki'nin Tarihçesi
 

REİKİ'NİN TARİHÇESİ
                                                                                                   
 
Mikao Usui
Mikao Usui Japonya’da Gifu valiliğinin Yamagata bölgesinin Yago köyünde 15 Ağustos 1865’te doğdu. O, Japon toplumunun ve kültürünün hızlı bir değişimden geçtiği bir periyotta büyüdü. 1850 li yıllara kadar Japonya kendini Batı dünyasına açmadı ; 1641 den başlayarak iki yüzyıl boyunca Hollandalılar hariç tüm Avrupalılar Japonya’dan çıkarıldı. Kalan Çinli ve Hollandalılar Nagasaki’de özel ticaret merkezlerinde kapatıldılar ve hiç bir Japon’un ülkeyi terk etmesine izin verilmedi. Hıristiyanlığın yasa dışı olduğu bildirildi ve tüm Japonlar Budist tapınaklara kaydolmaya zorlandılar. Hıristiyanlığı terk etmeyi reddeden Japonlar idam edildi ve böylece ülkeyi terk etmeyi reddeden bir kaç Hıristiyan misyoneri kaldı.
Japonya’yı sınırlarını açmaya ve ekonomisini dış dünyaya açmaya zorlayan A.B.D. idi ve bu olay tüm dünyadan Japonya’ya yeni fikirlerin ve ezoterik sistemlerin akışına neden oldu.
Sadece bu değildi, yalnızca 30 – 40 yıl içinde Japonya hızlı bir sanayileşme periyoduna girdi, kendini feodal bir toplumdan sanayileşmiş bir ulusa dönüştürdü – Batı ile yarışabilir bir duruma geldi. Hızlı değişimin bu periyodu ‘geleneksel kültürü muhafaza etme isteğinin gerçek bir iklimini yarattı. Japonya spiritüel bir yön aramaktaydı ve insanlar yeniyi kucaklarken eski gelenekleri sürdürmek istiyorlardı. Usui’nin Reiki’yi geliştirdiği zaman yaptığı bu idi. Usui’nin büyüdüğü zamanda, Japonya bir çok yeni spiritüel sistemlerle ve geliştirilmiş şifa teknikleri ile yeni fikirlerin eridiği bir pota idi. Reiki bu sistemlerden biri idi.
Mikao Usui’nin ilginç bir hayatı vardı. Çocukken, Kurama dağının yakınındaki bir Tendai Budist tapınağına girdiği görülüyor. İleri seviyelere kadar ’kiko’ (Chi Kung’un Japon versiyonu) çalışacaktı – ve belki yansıtma şifası uygulayacaktı – ve ayrıca savaş sanatları da çalışmak zorundaydı. Yagyu Ryu olarak adlandırılan bir savaş sanatının eğitimini aldı, bunda Menkyo Kaiden seviyesini elde etti, bu silahlar ve göğüs göğüse dövüşmede en yüksek yeterlilik lisansıdır.
1868 ‘de (Usui 3 yaşında iken) İmparator tarafından yasaların bir restorasyonu vardı. Mutsuhito 1912 ‘ye dek saltanat sürdü ve Japon tarihinde yeni bir başlangıcı işaret etmek için yeni bir hükümdarlık ismi seçti – Meiji, bu, aydınlanmış yasa anlamına gelir. Usui’nin Batılı yolları öğrenmek ve çalışmak için bir çok kez Çin’e, Amerika’ya ve Avrupa’ya yolculuk yaptığı bilinir ve bu uygulama Meiji çağında teşvik edilirdi. Usui birçok iş yaptı: halk hizmeti, ofis işi, sanayici, gazeteci, politikacı sekreterliği, misyoner ve mahkûmların gözeticisi. Usui Demiryolları, Postmaster Generalinin Sekreteri ve İç ve Devletin Sekreteri idi. ‘Politikacı sekreterliği’ ‘bodyguard’ için bir örtmece olarak alınabilir. Onun zamanında diplomatik hizmet sırasında diğer ülkelere seyahat etme fırsatını bulmuş olabilir.
Usui Sensei çok fazla şeye ilgi duyuyordu ve doymak bilmeden çalışmış olduğu görülüyor. Kyoto’da büyük bir Üniversite Kütüphanesi vardı ve Japon kaynaklar araştırmasının çoğunu orada yaptığına inanıyor, burada tüm dünyadan kutsal yazılar muhafaza ediliyordu. Geleneksel Çin tıbbı ve Batı tıbbı, nümeroloji ve astroloji ve psişik ve durugörü gelişimi üzerine çalıştı. Yaşamı boyunca, Usui çok yüksek spiritüel değerleri olan birçok erkek ve kadın ile tanıştı. Bazıları Japonya’da ünlü olan insanlardı, örneğin Morihei Ueshiba (Aikido’nun kurucusu), Onasiburo Deguchi (Omoto dininin kurucusu) and Toshihiro Eguchi (kendi dinini kurdu ve Usui’nin iyi arkadaşı idi). O zaman bir çok farklı spiritüel/şifa grupları vardı ve bunlardan biri Usui’nin katılmış olduğu “Rei Jyutsu Kai’ idi. Bugün bu organizasyon Japonya’da bir çok spiritüel keşiş ve rahibeden, psişik ve durugörürden oluşmaktadır. Usui ayrıca 1922 ‘de üç yıl kadar Zen Budizm eğitimi aldı.
Ama Usui’yi tüm bu çalışmaların peşine düşmeye iten şey neydi? Japonya’daki Usui’nin Reiki Birliğinin bir üyesi olan Hiroshi Doi’ye göre, Mikao Usui yaşamın tam amacının ne olduğunu merak ediyordu ve bunu anlamaya çalışıyordu. Bir süre sonra sonunda bir aydınlanma deneyimledi :
Yaşamın amacı “Anshin Rytsu Mei’ idi – zihninizin tamamen huzur içinde olması, yaşamınız ile ne yapacağınızı bilmek, hiçbir şey tarafından rahatsız edilmemek. Doi bu ifşa ile Usui’nin 3 yıl boyunca bu amaca ulaşmaya çabalayarak çok sıkı araştırma yaptığını söyler. Sonunda, bu yaşam amacının nasıl elde edilebileceği üzerine tavsiye almak için bir Zen üstadına gider.
Üstat “Eğer bunu bilmek istiyorsan; öl !” diye yanıt verir.
Usui – sensei bu anda umudunu kaybeder ve “Hayatım bitti“ diye düşünür. Sonra Kurama Dağına gider ve ölünceye kadar oruç tutmaya karar verir.
Böylece, Usui’nin kişinin yaşam amacını bilmesinin ve tatmin olmasının yolunu aradığı görülüyor ve geniş araştırmalarına rağmen bu duruma ulaşmak için bir yol bulamamıştır. Keşişin tavsiyesi onu Kurama Dağına gidip orada 21 – günlük bir meditasyon yapmaya ve Tendai Budizminden gelen ‘Lotus Pişmanlığı/Tövbesi’ denen orucu tutmaya yönlendirdi. Usui meditasyonu gerçekleştirdi ve anıt mezarında yazılanlara göre bir aydınlanma veya ‘satori’ deneyimledi ve bu Reiki’yi geliştirmesine yol açtı. Yaşamı boyunca beş kez meditasyon yapmıştı.
İlginç olarak, ‘Reiki’ sözcüğünün tanımlarından biri ‘Bir aydınlanma anında gelen bir sistem’ dir. Orijinal olarak, Usui sistemine ‘elle şifa’ veya ‘el uygulaması’ anlamına gelen ‘teate’ adını verdi. ‘Reiki’ ismi sonradan geldi. Japon yazar Michio Kushi’ye göre, te – ate yüzyıllardır uygulanmakta olan geleneksel Japon şifa şeklidir. Modern makrobiyotiklerin kurucusu olan George Oshawa’nın elle şifayı Japonya, A.B.D. ve Avrupa’da öğrettiğinden bahseder. Kushi, Reiki’yi bu sanatın Japonya’da ortaya çıkan modern şekillerinden biri olarak görür ve ayrıca daha yakın gelişmeler olarak Johrei (Ruhun Arınması) ve Mahikari’den (Gerçek Işık) bahseder.
Reiki, geçen yüzyılın ilk kısımlarında Japonya’da temsil edilen ezoterik prensipler üzerine kurulmuş olan bir teknik veya yöntemdir : Geleneksel Çin Tıbbı, Chi Kung (Japon şekli kiko) gibi enerji transferi teknikleri, enerji egzersizleri terimlerinde Tendai Budizmi, güçlendirme ve spiritüel öğretiler ve enerjileri kontrol etmekte kullanılan tekniklerin terimlerinde Şintoizm. Daha sonra Reiki’nin tarihinde kullanılmaya başlayan sembollerin kökleri Tendai Budizm ve Şintoizm’dedir. Usui tüm bu değişik iplikleri tek bir yolda birleştirdi, herhangi birinin şifa enerjisinin bu kaynağına sürekli olarak bağlanmasına izin veren bir yolla, yıllarca uygulama yapmaya kendilerini adamadan bu enerjiye kanal olabilirler ve çok basit bir sistem ile bu yeteneği diğer insanlara vermeyi öğrenebilirler.
Reiki Batıda genel olarak bir şifa sistemi olarak tanıtılsa da, Reiki’nin gelişmesi için orijinal sürükleyici gücün sistem vasıtası ile deneyimlenebilen kişisel yararlar olduğu görülüyor: Kişinin yaşamda gerçek amacını bilmesi ve hoşnut olması, kendini iyileştirmesi ve spiritüel yolunu bulması ve satoriye tamamen ulaşması.
Usui’nin satorisini deneyimlediği Kurama Dağı kutsal bir dağdır. Japonya’nın eski başkenti olan Kyoto yakınındadır, ‘Japonya’nın spiritüel kalbi’ olarak tanımlanır – tüm tanrıların temsil edildiği binlerce tapınağın olduğu bir yer. Kurama Dağı savaş sanatları perspektifinden de önemlidir, burada dağ ruhlarının Samurai’ye dövüşün sırlarını verdiği söylenir.
Aşağıda çevirisini okuyabileceğiniz Usui’nin anıt mezarında yazılanlara göre, Usui çok iyi tanınan ve popüler bir şifacı idi ve tüm Japonya’da çok sayıda öğrenci eğitti. Usui yaklaşık 2000 insanı eğitti, bunların hepsi onun tarafından tedavi edilmeye başlamıştı.Usui Reiki’ye sürekli olarak bağlanmaları için onlara güçlendirme verirdi, böylece onunla görüşmeleri arasında kendilerini tedavi edebilirlerdi ve daha ileri gitmek isterlerse Reiki tekniğinde eğitimin sonu – olmayan programına başlayabilirlerdi, böylece Usui’nin yolu oldukça gevşek ve resmi değildi. Usui’nin eğittiği kişilerden 50 – 70 kadarı İkinci Derecenin ilk seviyesine devam etti ve belki 30 kadarı İkinci Derecenin ikinci seviyesine ilerledi. Usui 17 kişiyi Shinpiden Derecesine eğitti. Bunların arasında 5 Budist rahibe, 3 Donanma Subayı ve aralarında Usui’nin en yakın arkadaşı/öğrencisi olduğu söylenen Eguchi dahil 9 başka adam vardır. Eguchi daha sonra Tenohira – Ryouchi – Kenyuka denen kendi dinini oluşturdu. Donanma Subayları Jusaburo Gyuda/Ushida, Ichi Taketomi ve Chujiro Hayashi idi ve onlar Usui Reiki Ryoho Gakkai’yi oluşturmak için devam ettiler.
Dr Chujiro Hayashi
Dr Hayashi Mikao Usui’den Reiki Master eğitimini yaklaşık 1925’te 47 yaşında iken aldı. Onun Usui’nin daha az deneyimli olan Master öğrencilerinden biri olduğu görülüyor, Usui ile birlikte sadece 6 – 9 ay çalışmış olabilir ve Masterlığını Usui yerine ’Gakkai’den almış olabilir. Gakkai’nin orijinal üyelerinden biri idi, İmparatorluğa ait diğer subayların katılması nedeni ile olan değişikliklerden dolayı sonra ayrıldı. Dr. Hayashi’nin öğrenmiş olduğu şeyleri inançla aktarmak istediği görülüyor, onun askeri ve tıp özgeçmişinin onu Reiki’nin öğretimi ve uygulanmasına daha yapısal yaklaşmaya götürdüğü görülüyor. O, sembollerin kullanılmasını içeren daha komplike bir uyumlama işlemi kullanıyordu, onun eğitim kursları belli sayıda günlerde veriliyordu ve o kliniğinde çoklu uygulayıcıları tarafından kullanılabilen el pozisyonları geliştirdi. Dr. Hayashi verilen tedavilerin ayrıntılı kayıtlarını tutardı ve bu bilgileri değişik hastalıklar için ‘standart’ el pozisyonları yaratmak için kullandı, sonunda bu Gakkai’nin öğrencilerine verilen eğitim el kitabı olarak yayınlandı. (Usui Reiki Hikkei).
Ancak, o hala el pozisyonlarını ortadan kaldırmak için ileri tarama veya sezgisel teknikler kullanmaya muktedir olmalarını umuyordu. Hayashi kendi topluluğunu 1931’de kurdu, Hayashi Reiki Kenyu – kai adını verdi. Dr. Hayashi, Usui’nin kendisine öğrettiği sistemde bazı değişiklikler yaptığı için, sistemin ismini değiştirmişti. Bu onun için yapılması doğru olan bir şeydi : sadece eğer bir sistem değiştirilmeden aktarılırsa ismi aynı kalmalıydı.
Usui’nin yaklaşımının daha basit ve sezgisel olduğu görülüyor, öğrenciler düzenli haftalık eğitim seanslarında sonu – olmayan bağlantılar yapıyorlardı, burada spiritüel güçlenme alıyorlardı ve enerjinin ellerini yönlendirmesine izin vermeyi öğreniyorlardı. Dr. Hayashi İlk Dereceyi beş – günlük yapılandırılmış bir kursta öğretiyordu, günlük eğitim 90 dakika sürüyordu ve öğrenciler eğitim sırasında dört bölümde daha komplike uyumlamalar alıyordu. Dört sayısında önemli olan bir şey olmadığı, sadece birden fazla olduğu görülüyor.
Hawayo Takata Hawayo Takata 1900 de Hawaai’de Kauai adasında doğdu. Dr. Hayashi’nin kliniğine, daha sonra Reiki ile iyileştirilen bir kaç ciddi tıbbi sorundan muzdarip olduğu için geldi, ancak tümörü, safra taşları ve apandisiti için Batı tıbbı tedavisi almaya niyetliydi. Hikaye şöyle devam eder, ameliyat masasında iken (ameliyat başlamadan hemen önce) Mrs. Takata “Ameliyat gerekli değil” diyen bir ses duyar. Sonra ameliyatı reddettiği ve doktoruna sağlığını düzeltmek için başka bir yol olup olmadığını sorduğu söylenir. Doktor, Dr. Hayashi’nin kliniğini önerir ve o tedavi almaya başlar.
Mrs. Takata Reiki’den oldukça kuşkuludur. Uygulayıcıların ellerinde çok fazla sıcaklık hisseder, bir çeşit elektrikli cihaz kullandıklarından emindir – belki de avuçlarında gizli olan küçük elektrikli ısıtıcılar! Uygulayıcıların Japon kimonolarının geniş kollarına bakar, tedavi masasının altına bakar, ama orada hiç bir şey yoktur. Sağlığı düzeldikçe kuşkuculuğu inanca dönüşür ve kendisi için Reiki öğrenmek istediğine karar verir.
Dr. Hayashi karısından başka bir kadına daha Reiki öğretmek ister (savaşa çağırılmayacak biri) ve Mrs. Takata çok ısrarlı olduğundan onu Master seviyesine eğitmeye karar verir, bu 1938 ‘de gerçekleşir. Dr. Hayashi Batıda Reiki öğretmesi için Mrs.Takata’ya izin verir ve o bunu A.B.D.’de yapar. O, Dr. Hayashi’nin inisiye ettiği 13 ncü ve olası olarak son Reiki Master idi ve 1970 ile 1980 de ölümü arasında Mrs. Takata 22 Reiki Masterı eğitti. Son zamanlara kadar, Batı dünyasındaki tüm Reiki uygulayıcıları Reiki’lerini bu bayandan aldılar ve onların ‘soy ağaçları’ Mikao Usui, Dr. Hayashi ve Mrs. Takata’dan geliyor.
Orijinal yirmi iki öğretmen Reiki geleneğini aktardılar ve Reiki Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Yeni Zelanda ve Avustralya vasıtası ile dünyanın çoğu yerine yayıldı. Dünyadaki Reiki Masterlarının ve uygulayıcılarının sayısını tahmin etmek imkansızdır.
Ancak, İkinci Dünya Savaşından sonra, Pearl Harbour’un anısı hala herkesin aklında iken, Mrs. Takata için bir Japon şifa tekniğini A.B.D.’de öğretmek kolay olamazdı. Amerikan nüfusu Japonya ile bağlantılı herhangi bir şeye özel olarak ilgili değildi. Ayrıca, bugünlerde insanlar sürekli olarak dergilerde feng shui, tai chi ve diğer enerji kökenli teknikler, geleneksel Çin tıbbı, meridyenler, chi ve benzeri ve genel olarak alternatif tıp ile ilgili fikirlere maruz kalırken, o zamanlar Birleşik Devletler’de bu kavramlar başka bir gezegenden gelmiş gibi görülüyordu. Mrs. Takata tüm kültürünü aktarmaya çalıştı.
Bu nedenle, Batılılar tarafından kabul edilebilmesi için Hawayo Takata Hayashi’den öğrendiği Reiki’yi modifiye etti, basitleştirdi ve değiştirdi ve Reiki, Usui’den eğitim alan Dr. Hayashi tarafından zaten değiştirilmişti. Mrs. Takata sadece Reiki uygulamalarını değiştirmedi, ayrıca düşman Amerikan halkının daha çok kabul etmesini sağlamak için Reiki’nin öyküsü ile ilgili bir hikaye uydurma zorunluluğu hissetti. Tendai Budisti olan Mikao Usui, İsa’nın gerçekleştirdiği şifa mucizelerini açıklayan bir şifa sistemini keşfetmek için dünyayı dolaşan Hristiyan dinbilimci Dr. Mikao Usui oldu. Böylece, Usui’nin bir Hristiyan Doktor olduğu ve çeşitli üniversitelerde teoloji çalıştığı doğru değildir. Buna rağmen, son zamanlarda yayınlanan bir kitap dahil, Reiki kitaplarında bunlar tekrarlanır.
Bir Reiki ‘hikayesi’ uydurduğu gibi, Mrs. Takata kendisi ve eğitim verdiği Masterlar arasındaki farkı belirtmek için kendini Reiki’nin ‘Büyük Master’ı olarak ilan etti. Bu, Mikao Usui tarafından tasavvur edilmemiş olan bir makam, pozisyon veya ünvan idi. Reiki bir insandan diğer bir insana bir armağan olarak aktarılabilen nazik ve güçlü bir şifa tekniğidir ve kişinin riayet/hürmet edeceği gurular veya büyük masterlar kavramı üzerine dayanmaz. Maalesef, Reiki topluluğunda bazı insanlar ‘Büyük Master Makamı” fikrine çok fazla bağlanmıştır.
USUİ’NİN ANIT MEZARI
Aşağıda Mikao Usui’nin anıt mezar taşındaki yazıların gerçek çevirisini okuyabilirsiniz. Tokyo, Japonya’da Saihoji Tapınağındaki Usui’nin Anıtmezarındaki yazıların çevirisi
Bu usui’nin anıt mezarındaki yazıların oldukça doğru olan çevirisidir. Henüz çeviremediğimiz bir kaç cümle vardır.
Parantez içindeki tüm yorumlar ya bizim bir önceki kanji çevirimizdir veya bir önceki sözcüklerin açıklamasıdır. Lütfen not edin : orijinal yazıda aralar veya paragraflar yoktur, biz okunması kolay olması için bunları ekledik. Ayrıca, tüm çevirilerde olduğu gibi, her kanji için bir çok sözcük seçimine sahiptik ve en iyi olduğunu hissettiğimiz sözcüğü seçmeye çalıştık. Sundukları düzeltmeler için Melissa Riggall, Miyuki Arasawa, Yukio Miura ve Mr. Hiroshi Doi’ya teşekkür ederiz.

"Reihou Chouso Usui Sensei Kudoko No Hi" Reiki’nin Kurucusu Usui Sensei’nin İyiliğinin Anıtı

Kültür ve eğitim ile deneyimli insanlara’toku’ denir ve eğitimi ve insanları kurtarma yolunu uygulayan insanlara ‘koh’ denir. (‘koh’ + ‘toku’ =kudoku ; Kou = seçkin hizmet, onur, itibar, başarı ;
Toku = erdem, fazilet)
Sadece yüksek erdemi olan ve iyi işler yapan kişiler büyük kurucu veya lider olarak adlandırılabilir. Kadim zamanlardan, bilge adamlar, filozoflar, dahiler ve yeni bir öğretinin veya yeni bir dinin kurucuları buna örnektir...Usui Sensei’nin onlardan biri olduğunu söyleyebiliriz.
Usui "Sensei" (“önde gelen”, öğretmen veya saygı duyulan kişi) son zamanlarda evrensel gücü kullanarak zihni ve bedeni daha iyi duruma değiştirecek yöntemi başlattı. Onun şöhretini duyan insanlar ve yöntemi öğrenmek isteyenler veya terapi almak isteyenler, her yerden onun etrafında toplandılar. Bu gerçekten uygundu.
Sensei’nin bilinen ismi Mikao’dur ve diğer ismi Gyoho idi (belki spiritüel ismi). Gifu valiliğinin Yamagata bölgesindeki Taniai – mura köyünde doğdu. (Taniai şimdi Myama Köyünün parçasıdır). Atalarının ismi Tsunetane Chiba idi (Heian Periyodunun sonu ve Kamakura Periyodunun başı arasında : 1180 – 1230, askeri bir komutan olarak aktif bir rol oynamış olan çok ünlü bir Samurai ). Babasının ismi Uzaemon idi (onun popüler ismi idi ; verilen ismi Tanuji idi). Annesinin kızlık soyadı Kawai idi.
Sensei Keio periyodunun ilk yılında doğdu,15 Ağustos 1865 ‘te. Bilindiği kadarı ile, yetenekli ve çalışkan bir öğrenci idi. Yeteneği çok üstündü. Büyüdükten sonra, Avrupa’ya, Amerika’ya ve Çin’e eğitim için seyahat etti. Hayatta başarılı olmak istedi, ama bunu başaramadı ; çoğu zaman şanssızdı ve gereksinim içinde idi. Ama vazgeçmedi ve daha çok çalışmak için kendini disipline etti. Bir gün riyazete (zevklerden el çekme) başlamak için Kuramayama’ya gitti (buna ’’shyu gyo“ deniyor – meditasyon ve orucu kullanan çok sıkı bir spiritüel eğitim işlemi ; Bir başka Japonca çeviri ’’ oruç tutarak kefaret“ olduğunu söyler). 21 nci günün başlangıcında, aniden başının üstünde Reiki’yi hissetti ve gerçeği kavradı. O anda Reiki ’’Ryoho“yu (şifa metodu) aldı.
Bunu önce kendinde, sonra ailesinde denediğinde, iyi sonuçlar anında ortaya çıktı. Sensei bu bilgiyi ailemiz içinde tutmak yerine çok geniş sayıda insan ile bu zevki paylaşmanın daha iyi olacağını söyledi (Böyle bilgileri güçlerini artırmak için aile içinde muhafaza etmek olağandı). Böylece Harajuku, Aoyama, Tokyo’ya taşındı. Orada Reiki Ryoho’yu öğretmek ve uygulamak için 11 nisan 1922’de ’’Gakkai“ yi (bir eğitim topluluğu) kurdu. Her yerden bir çok insan rehberlik ve terapi için geldi ve hatta binanın dışında sıraya girdiler.
Taisho periyodunun on ikinci yılında (1923), Kanto depremi ve yangını nedeni ile bir çok yaralı ve hasta insan vardı. Sensei derin endişe duydu. Her gün onları tedavi etmek için şehre gitti. Onun tarafından kaç kişinin tedavi edildiğini ve kurtarıldığını sayamadık. Bu olağanüstü durum sırasında, onun yardım aktivitesi sevgi dolu elleri ile acı çeken insanlara ulaşmak idi. Onun yardım aktivitesi genel olarak bunun gibiydi.
Bundan sonra, eğitim verdiği yer çok küçük kaldı. Taisho peiryodunun 14 ncü yılının şubat ayında (1925), Tokyo’nun dışında Nakano’da yeni bir yer kurdu ve oraya taşındı. (Nakano şimdi Tokyo’nun bir parçasıdır ve Usui’nin mezarının bulunduğu Saihoji Tapınağının bulunduğu yerdir.) Ünü giderek arttığı için, Japonya’da bir çok yere davet edildi. Bu çağrıları yanıtlamak için, Kure’ye, Hiroshima’ya, Saga’ya ve Fukuyama’ya gitti. Fukuyama’da iken beklenmeyen bir şekilde hastalandı ve vefat etti. 62 yaşında idi (Batıya ait terimlerle Sensei 60 yaşında idi – Mezarını yapanlara göre 15 Ağustos 1865’te doğdu ; 9 Mart 1926’da vefat etti ; ancak, eski Japonya’da, doğduğunuz zaman ’’1’’ siniz ve yeni yılın başında bir yaş daha alırsınız. )
Hanımı Suzuki ailesinden idi ; adı Sadako idi. Bir oğulları ve bir kızları vardı. Oğulun adı Fuji idi. 1908 veya 1909’da doğdu, babası vefat ettiğinde Fuji 19 yaşında idi. Fuji’nin Taniai köyünde Reiki öğretip öğretmediğini bilmiyoruz.)
Sensei doğa olarak çok ılımlı, nazik ve alçakgönüllü idi. Fiziksel olarak iri ve güçlü idi, ancak her zaman gülümserdi. Ancak, bir şey olduğunda, sebat ve sabır ile bir çözüm arardı. Bir çok yeteneği vardı. Okumayı severdi ve tarih, biyografiler, tıp, Budizm Kyoten (Budist incili) ve inciller (yazılar), psikoloji, jinsen no jitsu, yön bilimi, jiu jitsu, büyü/sihirli sözler (hastalığı ve şeytanı bedenden uzaklaştırmanın spiritüel yolu), kehanet bilimi, fizyognomi (yüz okuma) ve I Ching bilgisi çok derindi. Sensei’nin bu konulardaki eğitiminin ve bu bilgiye ve deneyime dayanan kültürünün, Reiki’yi kavramasına götüren anahtar olduğunu düşünüyorum.
Geriye bakınca, Reiki’nin asıl amacı sadece hastalıkları iyileştirmek değildir, ayrıca insanların yaşamdan zevk alması ve mutluluğu deneyimlemesi ve doğru zihin ve sağlıklı bedene sahip olmaktır. Bundan dolayı öğretmeye gelince, önce öğrencilerin Meiji İmparatorunun öğütlerini anlamalarını isterdi, sonra sabah ve akşam onları söylemelerini ve akıllarında tutmalarını isterdi, beş prensip aşağıdadır :
Bugün öfkelenme. Üzülme. Şükran duy. İşinde gayretli ol. İnsanlara nazik ol. Bunlar gerçekten çok önemli tavsiyelerdir. Bu, kadim zamanlardan beri bilgelerin ve azizlerin kendilerini disipline ettikleri aynı yoldur. Sensei, öğretme amacını açıklamak için bunları "mutluluğu davet etmenin gizli yöntemleri", "çoğu hastalıkların spiritüel ilacı" olarak adlandırdı. Daha fazlası, onun niyeti mümkün olduğu kadar basit ve anlaşılması zor olmayan bir öğretme yöntemiydi.
Her sabah ve her akşam, elleriniz dua pozisyonunda sessizce oturun ve prensipleri söyleyin, o zaman saf ve sağlıklı bir zihin beslenmiş olur. Bunun gerçek anlamı bunu günlük yaşamda uygulamaktır, onu kullanarak. (örneğin, onu pratik olarak kullanın). Bu, Reiki’nin bu kadar popüler olmasının nedenidir.
Son zamanlarda dünyanın durumu bir geçiş içinde. İnsanların düşüncelerinde çok büyük değişiklikler var. Eğer Reiki tüm dünyaya yayılabilirse, karışık zihne sahip veya erdeme sahip olmayan insanlar için çok büyük yardımı olacaktır. Reiki sadece kronik hastalıkları ve kötü alışkanlıkları iyileştirmek için değildir.
Sensei’nin eğitim verdiği öğrencilerin sayısı 2000’e ulaşır. Bunların arasındaki Tokyo’da kalan kıdemli öğrenciler Sensei’nin eğitim yerini taşıdılar (Dr. Hayashi 1926 Kasımında okuluna isim koydu ve Mr Taketomi ve Mr.Ushida ile 1926’da onu shinano Machi’ye taşıdılar ve bir hastane olarak işlettiler) ve farklı yerlerde oturan diğerleri Reiki’yi mümkün olduğu kadar çok yaymaya çalıştılar. Sensei vefat etmesine rağmen, Reiki yayılmalı ve uzun gelecekte bir çok insan tarafından bilinmeli idi.
Şimdi bir çok öğrenci bu zamanda bir noktaya yöneldi ve onun yaptığı iyilikleri açık şekilde göstermek ve gelecekte insanlara Reiki’yi yaymak için Toyotama bölgesinde Saihoji Tapınağında bu anıt mezarı inşa etmeye karar verdi. (Saihoji tapınağı 1986’da Nakano bölgesinin içine alındı ve şimdi Suginami bölgesindedir). Benden bu sözcükleri yazmam istendi. Onun çalışmasına çok değer verdiğim için ve ayrıca Sensei’nin bir öğrencisi olarak onurlandırmayı düşünenler tarafından teklif aldığım için, bunu yapmayı kabul ettim. İnsanların Usui Sensei’yi saygı ile anmayı unutmayacağını umuyorum.
“Ju – san – i” (ast üçüncü rütbe/mertebe, Junior Üçüncü Rütbe –onursal bir ünvan), Edebiyat Doktoru, Masayuki Okada tarafından kaleme alınmıştır. Donanma Tuğamirali "ju-san-i kun-san-tou ko-yon-kyu" (ast üçüncü rütbe/mertebe, Junior Üçüncü Rütbe, 3 ncü liyakat derecesi, 4 ncü hizmet sınıfı“ – onursal bir ünvan) Juzaburo Gyuda (ayrıca Ushida olarak telaffuz edilir) tarafından Showa’nın ikinci yılında (1927), Şubat ayında yazılmıştır.
 
(Çeviri ; Saffet Güler)


 
 
  Toplam 248241 ziyaretçi (431198 klik) "Merhaba ziyaretçi, IP adresin 54.224.49.217"  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=