SAYFA BAŞINA DÖN

   
  ZEN TERAPİSTİ
  Manyetik Alan
 
Manyetik Alanının (Aura) İnsan Fizyolojisine Etkisi
 
İnsan bedeni elektrik üreten, enerji açığa çıkaran bir elektro manyetik yapıdır. Bu yapıyı çevreleyen manyetik alana ise aura denir. Aura’nın genişliği sizin ne derece güçlü bir mekanizmaya sahip olduğunuzu gösterir. Her canlı hücre manyetik dalgalarla çevrilidir. Canlı organizma, elektronların hareketinin sonucu ve maddenin son derece organize bir biçimi olduğundan burada da manyetik kuvvetler etkilidir. İnsan organizması statik mıknatısla ilgisi açısından ele alındığında, değişmeyen mıknatıslarda da daima bir etki olduğu görülür. Çünkü, bedenimizdeki statik mıknatısla iç organizma arasında da iç organların durumu sürekli değişir, üstelik bedenimizin nefes alıp vermesi ve nabız atışlarıyla bile. Böylece vücudumuzda minimum düzeyde, fakat çok etkili olan bir elektrik potansiyeli oluşur.
Reiki gibi enerji çalışmaları insanın aurasına etki eder ve bedene tesiri damarların genişlemesi olarak görülür. Bu genişleme şu mekanizmalara dayanır: Dışarıdan verilen enerjiler damarlarda iyon göçüne neden olur, ki, bu göçteki en büyük pay H3O+ iyonlarınındır. Malum göçten dolayı, hem sınır alanlarındaki pH değerinde, hem de proteinlerde yük değişimi olur. Böylece Ca++ iyonları serbest bırakılır. Bunlar ise, komşu hücrelerde yüksek bir difüzyon basıncı oluşturur. Hücrenin içine akan kalsiyum kalmodüline bağlanır, buna bağlı olarak da NO salgısı etkin kılınır. NO oluşumu dışarıya verilen nefeste ölçülebilir. NO salgısı sistemli bir damar genişlemesine yol açar. Bu damar genişlemesi de baş ağrısı-migren ve kronik eklem ağrısı ile kan dolaşımı bozuklukları gibi rahatsızlıkların geçmesine neden olur.
Ayrıca; lokal pH değerinin düşüşüyle birlikte işlev optimizasyonu da meydana gelir ve kandaki akyuvarlar büyük oranda üretilir, dolayısıyla savunma gücü de doğrudan yükselir. İnsanın manyetik alanı reiki gibi şifa enerjileriyle olumlu tesirlere maruz kaldığı gibi, bir de çevreden ve aileden hatta dünyanın kendisinden gelen enerjilere de maruz kalmakta ve böylece manyetik alanında da bir değişiklik meydana gelmektedir. İnsanlar dıştan gelen negatif düşüncelere ve sözlere maruz kaldıklarında manyetik alanları etkileniyor ve enerji düzeyinde ki saldırılar kişiyi olumsuz duygular içine sokabiliyor. Bu sebeple enerjimiz düşüyor ve çabuk hastalanabiliyoruz.
Hastalıkların sebepleri de, stres dediğimiz durumlardan kaynaklanıyor. Bu da olumsuz düşüncelerin ve  sözlerin kişinin aurasına zarar vermesinden oluyor. Bu sebeple beyin, kendi hücrelerini korumak amacıyla -otamatik savunma sistemi gereği- vücutta her hangi bir yerde ağrı meydana getiriyor. ( Enerji farkındalığı izlediğinden dikkati dağıtmak amacıyla... ) İnsanlar elektro manyetik canlılar olduklarından anlayışlarını geliştirdiklerinde, belli bir bilinç düzeyine ulaştıklarında, kendilerinde kuantum sıçrama denilen durum meydana geliyor. Yani elektronların bulunduğu orbitalden diğerine sıçraması hali. Bilimsel olarak konuyu şu şekilde de dile getirebiliriz: Enerji ( düşünce) birimin aurasına çarpar, kişi o bilgiyi alma kapasitesine sahip değilse auradan geri yansır ve o bilgiye ulaşılamaz. Ancak o varlık belli bir bilinç düzeyine ulaşmışsa o bilgi, auradan kırılarak hipotalamusa gelir ve kişi bu bilgiyi algılar. Okuyan araştıran ve öğrendiklerini idrak edip hayatına yansıtan kişiler zamanla kuantum sıçrama yaparlar. Bu şekilde insanın da aurası genişler.
Dünya da bir manyetik alana sahiptir. İnsanlar bilinçlenerek manyetik alanlarını genişlettiklerinde doğal olarak bu dünyaya da yansımaktadır. Bu sebeple dünyanın manyetik alanlarında değişiklik meydana geldiği bilimsel olarak da tespit edilmektedir.İnsanların iç dengeye sahip oldukları gibi bir de dış dengeye sahip oldukları biliniyor. Siz bir uçakla belli bir bölgeden başka bir bölgeye gittiğinizde psikolojik olarak sarsılabilirsiniz. Çünkü; dünyanın enerji merkezleri olan fay hatlarının üzerinden geçtiğinizde iç dış dengeniz bozulmaktadır.
Sonuç olarak: İnsan bedeni, elektro manyetik bir yapı olduğundan dışarıdan gelen enerjilerin olumlu ya da olumsuz tesiri altında kalmaktadır. Bu sebeple ya aurası genişlemekte ya da aurasında ciddi tahripler ve yırtıklar meydana gelmektedir. Yapılması gereken olumlu düşünmek, sevgiyle ve neşeyle yaşayıp yaşatmaktır. İşte o zaman Dünyamız  gerçek anlamda cennet olacaktır !
 
Sevgilerime
Tuğcan özen



 
  Toplam 252083 ziyaretçi (436878 klik) "Merhaba ziyaretçi, IP adresin 54.158.214.111"  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=